Perşembe, Kasım 10, 2011

09:05

Az önceydi.
Unutuvermişim görmemişim.
Siren seslerini duymamla başladı...
Ne acaip şeydi bellek.
Tabi ya ben de bir zamanlar öğrenciydim.Bu ayini -unuttum -kaç sene önce ayakta ; önce manasızca uzun uzun bakarak,belki beynim o sesle uyuşarak;ölümün dehşetini o seslerin vurgusuyla algılayıp daha derinden titreyerek,uzaklara dalıp giderek,onun gözlerini gözlerimde hissederek,dünyayı Samsun'a çıktığı bir sabah sanki ben de oradaymışım da zihnini okuyormuşum gibi onunlaymışçasına onun gözleriyle görerek,onu - o hiç tanımadığım insanı- dost gibi severek,ona "Üzülme düzelecek" diyerek,ama sirenler susmadıkça devam ettikçe bir acaiplik olduğunu farkettiğimde telaşlanarak,birden onu kaybettiğimi anlayarak bu kaybedişle sönerek,ölüme karşı koyamayacağımızı kabullenerek ve siren sesleri yavaşça alçalarak sustuğunda sanki o 1 dakikada önümden film şeridim geçirilmiş ;bir hoş sada ömrü az önce bitirmiş gibi tebessümle noktalayarak tecrübe ederdim.
Az önce de bu oldu fakat bu hatıra ne zamandır beni yoklamıyordu.Bu hoş burukluk beni bir yerlerde unuttuğum bir kaç Zerrin'e götürüüüüp getirdi.
Baktım camdan ara sokakta elinde poşetle bir teyze,yolda aynı vaziyet bir kadın,caddenin tam ortasında trafiği durdurmuş bir amca,çoluk çocuk...Durum kendisi için mana ifade eden kim varsa başı dik,ayakta durmuş o anı duyumsuyor.
Bir daha gülümsedim,aklıma o an gelen ama yanlış gelen meşhur çocukluk marşına hafızamın yaptığı cover'la:
Atatüüüürk ölmediiii
İçimizdeee yaşıyooor

0 portakal: