
"BİNALİ İLE TEMİR" hislenimlerim :
Bilmemkaçmilyon kez tekrar edilen "Yağmurlar yeni başlamıştı..." ile başlayan cümlelerin iç gıcıklayıcılığı...
Haldun Ergüvenç'im "Sahne buldum,benimdir" halinin bayması...
Şehir tiyatrolarının görmemişin malı olmuş şeklinde bu sene çok fazla karşımıza çıkardığı interaktif oyun tekniğinin bu oyunda bayağı b..unu çıkarmış olması
Robinsone (Binali) - Cuma(Temir) fantezisinin vücut bulması...
Hatta bayağı bayağı vücut (!) sergilemesi...
Bunun bayağı gerçek olması ve beni şokta bırakması...
Başka türlü çıplaklık sergilenemiyor muydu veya çıplaklık imgesi başka türlü bir kurguyla sergilenemez miydi diye düşündürmesi...
Temir'in bilmemneresindeki benin beni ilgilendirmemesine rağmen ona batırılan bıçağın kimilerinin (?) ağzını sulandırır gibi ballandırarak anlatılmasının mide bulandırıcılığı...
İşkencenin her türlüsünün Allah belasını veresi...
Sanki hikayenin tamamının bu öğeleri farkettirmek nedeniyle yazıldığına dair şüphemi yok edememem...
Temir'in buna gıkının çıkmamasının daha acı olması...
Temir'e acıdığım için aptal olduğumu anlamam...
Homofobi'yle alakalandıramadığım ama öfkelenmeme neden olan ve o,"olmamalı" cümlesini içimde söyleyip durmama neden olan şeyin mahremiyetin yok edilmesi olduğunu ancak o öfke dindiğinde anlayabilmem...
Hep bu kadar görmemiş ve aptal kalmak için kendime dua etmem...
Savrulmamı dindirememem...
Kaynağa gitmem
Bir de buradan yakmam
Ama ne yaparsam yapayım midemin bulanmış olmasına bir türlü engel olamadığım sadece 2 sahne yüzünden gittiğime gideceğime bin kere pişman olmam...
Artık bu sezonun oyunlarıyla beraber devlet ve şehir tiyatrolarına bir dolu küfür edecek hale gelmem
Bunun 2. kez olması
(bkz: baştan çıkarma)
0 portakal:
Yorum Gönder