Bundan 4 sene önce melankolinin tavan yaptığı yaz günlerinden birinde şehir dışına çıkamadığından tatili evde film ve kitaba boğularak geçiren, o gün daha önce bir akşam üstü uğradığı işyerine yakın cd'ciden aldığı ve eve yığarak bir güzel paketlediği seyredileceği günü bekleyen filmlerini gözden geçirmeye karar veren ben,iyi ki elini attığında hep "Immh...Bu sonra..." dediği o filmi o gün esgeçmemiş,iyi ki hafızasının katlarını bir bir çıkarak ona özdeşim kurdurmuş,onu hikayesiyle büyülemiş o filme o gün yüz çevirmemiş de,film "İşte budur" dediği 2. film olmuş da unutulmazlar listesine eklenmiş de 7-8 kere seyredilmiş ve neredeyse ezberlenmiş.
Bugün askerliğinin son günlerini diş sıkarak geçirmeye çalışan Brautigan'ım arıyor ve kaçıp sığındığı kitaplarla okuma birincisi seçilmesinin latifesine "Bugün ne okuyacaksınız bayım" diyorum.Ne dese beğenirsiniz : "Sakın kıpırdama".
İsmi duyar duymaz ağzından dökülen cümleleri (Bir vakit çeşitli sebeplerle kendisine anlatamadıklarımı filminin bir screen shot'ında şurada resmettiğim için de) içimden kıs kıs gülerek dinliyorum.
"Ya canım hani okudum biraz da sanki şu bizim Penelope ablanın bi filmi vardı onu andırıyor.Bir baksana o mu ? " diyor
"Evet ooooo :) Kimmiş yazarı ki ? " diyorum.
"Maz-zan-ti-ni diyor"
Sonra Google'a dalıyorum,karıştırıyorum,karıştırıyorum ne buluyorum ?
Margaret Mazzantini,filmin başrolü Sergio'mun eşi olan gözümün bir iki filmden ısırdığı şu kadit kadın olmasın mı ?
Sonraaa yine kapağından dolayı merak ettiğim "Sen dünyaya gelmeden" kitabının da yazarı ta kendisi olmasın mı ?
Sonraaa biraz daha ararken bir bakarım geçen aylarda illa bunu seyret dediğim sevgili Biblio, http://raflarinarasindan.blogspot.com'da şu yazıya zaten bu konuyla ilgili yorum yazmış olmasın mı :)
Bu güzel tesadüfler silsilesi içinde gündeme gelen bu güzide eseri-kitap kapağının konuya uygunsuzluğu nedeniyle değiştirilmesi talebimi Can Yayınları'na buradan seslenmek suretiyle ileterek-alınız,okuyunuz,seyrediniz ve benim için de hıçkırarak ağlayınız diyor,saygılarımı sunuyorum efen'im.
3 portakal:
Nasıl diyim çok fena sardı o film beni. Çok sevdiğim için üzerine bir türlü yazamadım. Hani ona yakışır bir yazı olsun diye. Dolls/ Bebekler'i yazarken de öyle olmuştu, çok kan-ter-gözyaşı-bunalım. Değer.
Ama yeniden izleyip yazıcam. Kitabını da okuycam, topladım cesaretimi :)
Böyle bir filmden beni haberdar ettiğin için tekrar teşekkür ediyorum. Herhangi bir blog yazarı değilsin benim için. Hissediyorsundur.
teşekkür ederim
bilmukabele sen de benim için öylesin ama sen benden önce biliyorsun sanmıştım yani bildiğin halde ben sana önermişim diye
yorumun tarihine bakınca şimdi anladım :)
ve sevindim karar vermene
ben de alıp bir de kitaptan hikayeye bakayım
alıcam ve hiç kımıldamadan okuyacağım inşaallah...
Yorum Gönder